Tahvil, basitçe bir borç senedidir. Siz borç verirsiniz, ihraççı size belirli bir vadede anaparayı ve arada faiz öder. Hisse senedinde şirketin ortağı olursunuz; tahvilde alacaklısı olursunuz. Bu tek fark, getiri ve risk yapısını baştan sona değiştirir.
Karar verirken bakılması gereken üç şey var: kim borçlanıyor, kaç yıl vadeyle ve karşılığında ne kadar getiri veriliyor. Tahvil yatırım getiri riski dengesi de tam olarak bu üç sorunun kesişiminde kurulur. Aşağıda devlet ve kurumsal tahvilleri bu çerçevede ayrı ayrı ele alıyoruz.
Devlet Tahvilleri: Referans Getiri Nerede Oluşur
Devlet tahvili, hazinenin iç borçlanma için ihraç ettiği araçtır. Aynı para birimi cinsinden en düşük kredi riskli enstrüman kabul edilir. Bu yüzden piyasadaki diğer tüm getiriler ona göre fiyatlanır.
Kuponlu ve iskontolu yapılar
Kuponlu tahvil: Vade boyunca dönemsel faiz ödemesi yapar. Nakit akışı isteyen yatırımcıya uygundur.
İskontolu (kuponsuz) araç: Nominalin altında satılır, vadede nominalden ödenir. Getiri, iki fiyat arasındaki farktır.
Değişken faizli tahvil: Kupon, belirlenen bir referans orana bağlı olarak güncellenir. Faizlerin yükseldiği dönemlerde koruma sağlar.
Bu hareket, uzun vadeli tahvilde kısa vadeliye göre çok daha şiddetlidir.
Vadeye kadar tutarsanız fiyat dalgalanması sizi doğrudan etkilemez; ödemeler baştan bellidir.
Vadeden önce satmak zorunda kalırsanız, o günkü fiyat üzerinden satarsınız. Zarar da mümkündür.
Pratik kural: paraya ne zaman ihtiyacınız olacağını biliyorsanız, vadeyi o tarihe yaklaştırın.
Devlet tahvilinde risk gerçekten sıfır mı
Kredi riski: Aynı para biriminde çok düşüktür, ama teorik olarak sıfır değildir.
Faiz riski: Vardır ve vadeyle büyür.
Enflasyon riski: En önemlisi. Nominal getiri yüzde olarak yüksek görünse de enflasyonun altında kalabilir. Reel getiri negatife düşer.
Likidite: Genellikle iyidir, ancak ihraç büyüklüğü küçük serilerde alıcı bulmak zorlaşabilir.
Enflasyon döneminde yatırım stratejilerini değerlendirirken, tahvilin nominal değil reel getirisine bakmak gerekir. Kupon oranını enflasyon beklentisinden çıkarın; kalan sayı sizin gerçek kazancınızdır.
Kurumsal Tahviller: Ek Getirinin Bedeli
Kurumsal tahvil, şirketlerin borçlanma amacıyla ihraç ettiği araçtır. Devlet tahviline göre daha yüksek faiz verir. Bu fark boşuna değildir; ödenmeme olasılığının karşılığıdır.
Kredi risk primi nasıl okunur
Aynı vadeli devlet tahvili getirisi ile kurumsal tahvil getirisi arasındaki farka risk primi denir.
Prim genişledikçe piyasa o şirketi daha riskli görüyor demektir.
Yüksek prim, yüksek getiri değil; yüksek şüphe sinyalidir.
Derecelendirme notu düştüğünde fiyat da düşer. Not raporlarını takip etmek gerekir.
İhraççıyı incelemek için kısa kontrol listesi
Şirketin borç/özkaynak oranı makul mü?
Faaliyetlerden nakit akışı, faiz ödemelerini rahat karşılıyor mu?
Vade yapısı yoğunlaşmış mı? Aynı yıl büyük bir borç yığını varsa dikkat.
İzahnamede erken çağırma (call) hakkı var mı? Faiz düşünce şirket tahvili geri çağırabilir.
Sektör dönemsel mi? Konjonktüre aşırı duyarlı sektörlerde risk daha yüksektir.
Doğrudan tahvil mi, fon üzerinden mi
Doğrudan alım: Vade ve kupon nettir. Ancak tek ihraççıya yoğunlaşma riski taşır. Minimum tutarlar yüksek olabilir.
Borçlanma araçları fonu: Onlarca ihraççıya dağılım sağlar, küçük tutarlarla girilebilir. Karşılığında sabit bir vade yoktur, birim fiyat dalgalanır ve yönetim ücreti vardır.
Yatırım fonu türlerini karşılaştırırken, fonun ortalama vadesine ve portföyündeki kurumsal ağırlığa bakmak faydalı olur.